Adalet İhtiyacı

Haksızlık karşısında neden bu kadar yoğun duygular hissediyorsun?

DENEMELER

Ayça Söylemez

9/24/20253 min read

Haksızlık, gündelik hayattaki yanlış anlaşılmalardan başlayıp ayrımcılık ve toplumsal eşitsizliğe kadar yayılan birçok alanda karşımıza çıkan bir olgudur. Haksızlığa uğradım, adalet yok düşüncesi beraberinde öfke, güvensizlik, kaygı gibi duyguları getirir. Benlik algısında sarsıcı etkileri olabileceği gibi sosyal ilişkileri de olumsuz etkileyen bir deneyime dönüşebilir. Haksızlığa uğramak, en temelde olan adalet duygusunu sarsan bir deneyimdir.

Haksızlık karşısında neden bu kadar yoğun duygular hissediyorsun?

Adalet duygusu insan beyninde oldukça küçük yaşlarda gelişmeye başlar. Çocuklukta başlarsın hakkını aramaya.

Haksızlığa uğramak;

  • Kontrol algını kırar. Sanki hayatın üzerinde senin söz hakkın yokmuş hissiyatı oluşturur. Emeklerinin hiçe sayıldığı, çabanın görülmediği, başaramadığın gibi yargılara seni sürükler. Kendi fikir ve davranışlarının “kukla oynatıcıları” varmış gibi gelir.

  • İhtiyaç duyduğun saygıya ulaşmanı engeller. Hakkın yendiğinde, adalet sağlanmadığında “bir değerim yok” düşüncesi belirebilir zihninde. Önemsenmemek, anlaması ve kabulü zor bir deneyimdir.

  • Güvenini kırar. Kendine, çevrene, sistemlere karşı güvensizleşirsin. Sırtını yaslayacak bir ortamın yokluğu “tek başınalık” hissi yaratabilir. Seni, denemekten alıkoyabilir. Güvenin kırılması, zaman içinde hak arayışının dahi önüne geçen bir durum olabilir.

Haksızlığın psikolojik etkileri:

Hangi konuda haksızlığa uğradığına ve kim olduğuna göre değişiklik gösterse de, haksızlık karşısında deneyimlenen duygu ve düşünceler çoğunlukla şunlardır:

  • Öfke/kızgınlık: Neden ben?/Böyle adalet olmaz! gibi birçok sorgulama ve isyanı içinde barındıran öfke, haksızlığa karşı doğal bir tepkidir.

  • Üzüntü/değersizlik: Ben ve emeklerim görülmüyoruz gibi cümlelerle zihninde yankılanan bir hayal kırıklığı ortaya çıkabilir. Çünkü sen o haksızlığı beklemiyordun. Bunun üzüntüsüne bir de önemsenmiyorum düşüncesinin yükü eklenir.

  • Kaygı/güvensizlik: Acaba tekrar yaşanır mı sorgulamasına neden olur haksızlığa uğrama deneyimi. Bu sadece bireysel deneyime ait bir sonuç değildir. Medyada bir adaletsizliğin haberini gördüğünde benim de başıma gelir mi diyebilirsin. Gözlemlerin de sistemlere ve çevreye karşı güvenini kırabilir. Yaptıklarında yanlış hiçbir şey yokken kendini kısıtlamak zorunda hissettiğin bir sürece girebilirsin.

  • İntikam: Haksızlığa uğradıktan sonraki güvensizlik hak arayışına engel olabilir, evet. Ama tam tersi bir etkisi de olabilir. İntikam almak isteyebilirsin. Öfke, ağır basan duygu olduğunda misilleme ihtiyacı duyulabilir. Bu durum, kendi ihtiyaçlarına karşı seni bir süre kör edebilir.

Uzun süre haksızlığa maruz bırakılmak ya da uzun süreli bir mücadelede olmak, benlik algını zedeleyip depresyon ve tükenmişlik gibi psikolojik sorunlara neden olabilir.

Peki, haksızlıkla nasıl mücadele edeceksin?

Öncelikle duygularını fark et. Öfkeni, üzüntünü ve belki nefretini bastırmaya çalışmak yerine, gerçekten ne yaşadın ve nasıl hissediyorsun, buna odaklan.

Fark ettikten sonra, kabul edebilmek gerek ki iyileşmek için adımlar atabilesin. Kabul etme aşamasında haksızlığı dile getir. Kendi sınırlarını savun.

Böyle bir mücadelede destek olmazsa olmazdır. Güvendiğin insanlarla sıkıntını paylaş. Paylaşmak, yalnızlık hissini azaltacaktır. Benzer hikayeleri duyma fırsatın bile olabilir. Böyle paylaşımlar, birlikte güçlenmeni sağlar.

Adalet arayışını, mümkünse resmi yollarla gerçekleştir. Böyle bir konu değilse kişisel sınırlarını korumaya özen göster. Geçmiş sorunu net çözemesen bile tekrarının önüne geçebilirsin böylece.

Odağını değiştir. Bazen ne kadar çabalasan da çözümsüz kalabilirsin. O mücadelede yitip gitmemek için enerjini ve kaynaklarını, hayal ve hedeflerin için kullanmayı dene. Odağını değiştirmek de iyileştirici olabilir. Her şeyin savaşını vermek zorunda değilsin.

Haksızlık çıkmaz sokak değil.

Evet, haksızlığa uğramak yoğun ve yıpratıcı bir deneyimdir. Yine de bu deneyimi kendin için bir eğitim fırsatına çevirebilirsin: değerlerini, sınırlarını, adalet arzunu ve beklentilerini yeniden tanımlayabilirsin.

Haksızlık karşısında öyle ya da böyle ses çıkarmak, bireysel ve toplumsal iyileşme için değerlidir.

Sana bir soru: Sence daha zor olan hangisi: haksızlığa uğramak mı, yoksa bir başkasına haksızlık yapıldığında sessiz kalmak mı?

Bu konuda ilgini çekebilecek kaynakları senin için derledim:

Okuma

Lerner, M. (1980). The Belief in a Just World: A Fundamental Delusion.
Haidt, J. (2013). The Righteous Mind: Why Good People Are Divided by Politics and Religion.
Carol Tavris & Elliot Aronson – Mistakes Were Made (But Not by Me).

İzleme

TED Talk: Phillip Zimbardo – The Psychology of Evil.
Film: 12 Angry Men (adalet, önyargı ve haksızlık üzerine klasik).

Dinleme

Podcast: Hidden Brain – “The Double Standard” (adaletsizlik ve insan psikolojisi).
Speaking of Psychology – The Psychology of Fairness and Injustice.