Başarı Baskısı

Toplum onayının bedeli…

DENEMELER

Ayça Söylemez

12/17/20253 min read

Hayatının farklı alanlarında sürekli bir başarı beklendi senden. İyi bir okulda okuman, sağlam bir iş sahibi olman, belki aile kurup çocuk sahibi olman gibi büyük kararlarında çevrenden hadi artık baskısına maruz bırakıldın. Bütün bunlar daha birçok küçük detaylarla birlikte başarı olarak öğretildi sana. Etrafındakilerin başarı beklentisi senin değerlerinle, hayallerinle çatışmaya başladığında başarıyı özgürlük olarak göremediğini fark ettin mi? Demek ki artık başarı -daha doğrusu onların tanımına göre başarı- artık senin için zafer değil, baskı haline geldi.

Başarı ile onay aynı çatıda toplandı.

Toplum düzeninde başarı çoğu zaman başkalarının gözünden ölçülür. Sınav notların yüksekse başarılı bir öğrenci, işteki pozisyonun iyiyse başarılı bir iş insanı olarak görülürsün. Evlendiğin yaş, sosyal medyadaki takipçilerin, ne kadar çok eşyan olduğu gibi değişkenler başarının sessiz temsilcileri haline gelir. Bütün bunlar adeta bir statü göstergesi olur. İyi de bu statü sana ne kazandırıyor? Ailenin seninle gurur duyması, arkadaşlarına örnek olman, toplumda imrenilecek biri olman gibi dışarıdan gelen beklentileri karşıladığın bir onaydan başka sana gerçekten ne kazandırır? Artık başarı içsel bir motivasyonun sonucu değil de onay alma aracına dönüşmüştür.

Onay almanın gerekliliği sana çocukken öğretildi.

Başarı baskısı genellikle çocuk yaşlarda başlar. Başarıların ödüllendirilirken istenilene uygun olmadığında cezalandırılırsın. Hatta bazen ödül olmadan sadece cezalandırılarak başarısızlıktan sakınmayı öğrenirsin. Bu döngüyü yetişkinlik hayatında da devam ettirmen çok normal. Çünkü takdir edilmek ya da eleştirilmemek sana bir konfor sağlar. Bu konfor için ödediğin bedelleri hiç fark etmeyebilirsin bile…

Başarı için bireysel motivasyonun gölgelenmesinin bedellerini sen ödersin.

Sürekli olduğundan daha iyiye gitmeye çalışmak birçok duygusal ve zihinsel yükü beraberinde getirir. Bitmek bilmeyen yeterince iyi miyim sorusunda kaybolabilirsin. Bazen onaylanma ihtiyacın o kadar ağır basar ki bitmek bilmeyen başarma çabası seni tüketir ve kalıcı bir yorgunluk hissedersin. Bütün bunlar yetmez gibi yaptığına ve sonucunda aldığın onaya bağlanan özdeğerin zedelenir. Başarı yoksa değerin yokmuş gibi gelebilir. Sürekli koşturmaca içinde olman sebebiyle ilişkilerine gerekli yatırımı yapamadığın için ilişkilerin zarar görebilir. Ve daha da ilginci iyi arkadaş olacağım diye büründüğün yalancı kimlik sebebiyle mutsuz olduğun ilişkilerde sıkışabilirsin.

Başarıyı yeniden tanımlamaya ne dersin?

Başarı çevrenin ölçütleriyle sınırlı kalmak zorunda değil. Kendi istek ve ihtiyaçlarına göre başarıyı yeniden tanımlayabilirsin. Keyif aldığın bir hobinin olması, günlük yaşamında dengeyi kurabilmen, küçük ama keyfi kişisel hedeflerine ulaşman, dürüst ve sağlıklı ilişkiler kurman da başarı olabilir. Bu listenin bir sonu, maddelerin de doğrusu yanlışı yok. böyle bir yeniden tanımlama başarıyı dıştan gelen onaydan iç tatmine taşır. Uzun vadede özdeğerini besler.

Özgür olmak için kendini dinle.

Toplumun dayattığı başarı kriterleri sana bitmek bilmeyen bir maratonda gibi hissettirebilir. Gerçek başarı başkasının değerleriyle değil, kendi yaşamında kurduğun denge ve gün sonundaki huzurunla ölçülür. Onay almak için çabalamayı bıraktığında özgürleşeceksin.

İlgini çekebilecek kaynakları senin için derledim:

Okuma

Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). Self-Determination Theory and the Facilitation of Intrinsic Motivation, Social Development, and Well-Being.
Schiffrin, H. H., & Nelson, S. K. (2010). Stressed and Happy? Investigating the Relationship Between Perfectionism, Coping, and Life Satisfaction.
Doğan Cüceloğlu – İçimizdeki Çocuk

Dinleme

Podcast: “The Happiness Lab” – Dr. Laurie Santos (Özellikle başarı ve mutluluk ilişkisini sorgulayan bölümler)

İzleme

TED Talk: “What makes a good life? Lessons from the longest study on happiness” – Robert Waldinger.