Dijital Dünyada Çocuğa "Hayır" Diyebilmek

Çocuğun sağlıklı gelişmesi için sınırlar gereklidir.

DENEMELER

Ayça Söylemez

10/8/20254 min read

Günümüz çocukları, dijital bir dünyanın içine doğdu. Bilgisayar, tablet, telefon gibi bireysel kullanıma açık aletlerden televizyon gibi toplu kullanıma açık cihazlara kadar birçok teknolojiyle iç içe yaşıyorlar. Teknolojiyle geçirilen vakit hem eğlence hem öğrenme alanı sunuyor ancak sınırları koyulmamış dijital tüketim çocuğun gelişimine zarar verebiliyor. Ebeveynlerin en zorlandığı konulardan biri de çocuğa sınır koyabilmek.

Hayır demek kolaydır.

Çocuğun öfke nöbetlerinden ya da kırgınlığından kaçınma, hayırın sevgisizlik gibi görülmesinden korkma, kendi yoğunluğundan dolayı teknolojiyi çocuğun oyalanması için araç olarak görme ya da yaşıtlarıyla benzer imkanları olsun ki ben yeterli bir ebeveyn olayım gibi düşüncelerden dolayı aileler teknoloji kullanımında sınır koymakta zorlanıyorlar. Bir kere hayır deseler de kararlı bir duruş sergileyemedikleri için sınırlar ihlal edilebilir mesajı veriyorlar çocuğa.

Ailelerin yukarıda sayılan kaygılarının sadece kaygı olduğunu hatırlamaları gerekir. Kendinize şu soruyu sorun: Çocuğumun sağlıklı bir gelişim göstermesi mi daha önemli benim için yoksa en kolay şekilde kendi stresimi hafifletmem mi? Bu soruya içten bir cevap verebildiğinizde hayır demek kolaylaşacak. Gelin birlikte sınırın önemi ve nasıl sınır koyabileceğinize bakalım.

Neden teknolojiye sınır koymalıyım?

Genel olarak çocuklara hayır diyebilmek, sınırları öğretmek onların psikososyal ve zihinsel gelişimi için kritiktir. Teknoloji konusuna gelince, aşırı ekran süresi çocuklarda dikkat ve uyku problemleri, sosyal becerilerde gerileme ve akademik başarısızlık gibi sorunlara neden olabiliyor. Tabii o ekranda tüketilen içerik de büyük öneme sahip. Denetimsiz teknoloji kullanımı çocuğun öğrenme süreçlerini olumsuz etkiler. Sınır koyabilmeniz, çocuğunuzun özdenetim becerisinin gelişmesi ve dijital imkanlarla sağlıklı bir ilişki kurabilmesi için önemlidir.

Sağlıklı sınırları nasıl koyabilirsin?

  • Tutarlı ol. Bir gün izin verdiğin bir şeye başka sefer tamam demen çocuğun kafasını karıştırır. Kurallar oturmaz. Yeterince çabalarsa, şımarırsa, bağırırsa ya da ağlarsa istediğini alabileceğini öğrenir. Senin vicdanına oynar. O yüzden açık ve tutarlı kurallar koymak önemlidir. Yaşına göre koyduğun sınırın nedenlerini çocuğunla paylaş. Kendisi için neden önemli olduğunu anlaması, sınıra uyum sağlamasını kolaylaştırır.

  • Alternatifler sun. Kesip atan kurallar yerine ekrandan koptuktan sonrası için çocuğuna yapabilecekleri için seçeneklerini göster. Mesela hadi o tableti kapat artık demek yerine tableti kapatalım artık, birlikte oyun oynamak ister misin gibi bir cümle kurabilirsin. Böylece çocuğunun reddedilme ve kısıtlanma hissini azaltıp kuralların iyi tarafını görmesini sağlayabilirsin.

  • Rol model ol. Çoğu ailenin düştüğü en büyük hata çocuğuna söyleyerek bir şeyleri öğretmeye çalışmasıdır. Çocuklar taklit ederek öğrenir. Sen elinde sürekli telefonla dolaşırsan ona koyacağın sınırın hiçbir anlamı kalmaz. Bu yüzden teknoloji kullanımında aynı sınırlara senin de uyman önemli.

  • Bir sözleşme hazırla. Eğer çocuğunun yaşı da uygunsa birlikte oturup teknoloji kullanımıyla ilgili sınırlara ortak karar verebilirsiniz. Bunları yazılı hale getirip görünür bir yere asabilirsin. Böylece çocuk kendi sınırları için sorumluluk almış olur.

  • Olumlu ve ılımlı dil kullan. Teknoloji kısıtını ceza veya engel gibi değil, teknolojiyi daha sonra ulaşabileceği bir imkan olarak tanıt. Tableti kapa artık yerine bugünlük tableti kapatalım artık, yarın konuştuğumuz şekilde tekrar kullanabilirsin diyebilirsin.


Sınırları koymak için ilk girişimlerinde dirençle karşılaşabilirsin. Ama istikrarlı olursan zaman için bu direncin kırıldığını göreceksin. Çocuğun sana “beni sevmiyorsun” diye bağırsa bile sınırları esnetme. Sevgi, bir çocuk için bu kadar kolay ve tek konudan yok hissedilen bir duygu değil. Ona nedenlerini açıkladığın, ilişkinizin kalanında yeterince ilgi gösterebildiğin ve ona olan sevgini farklı yollarla gösterdiğin sürece, çocuğun onu sevdiğini hissedecek.

Yorgun veya meşgul olabilirsin. Alternatif aktiviteler ile de çocuğun oyalanabilir. Kolay diye teknolojiye sığınma. O kadar çok uyaranın kolayca ulaşıldığı bir ortam çocuğunun tatminsizliğini artıracak. Yani bir yerden sonra artık teknoloji de seni kurtarmayacak. Mümkünse dahil olabileceği meşguliyetlerine çocuğunu ortak et. Bu birliktelik ve sevgi bağını da güçlendirir.

Profesyonel destek gerekir mi?

Çocuğun dijital cihazlara erişemediğinde aşırı öfke duyuyor, saldırganlık ya da kendine zarar verme davranışlarına yöneliyorsa; akranlarıyla uyum sorunları yaşıyorsa ve sen ne kadar çabalasan da çözümsüz kalıyorsan uzman desteği almak faydalı olabilir. Çocuğun yaşına göre oyun terapistleri ya da ergenlerle çalışan davranışçı terapistler ile süreci ilerletebilirsin.

İlgini çekebilecek farklı kaynakları senin için derledim:

Okuma

American Academy of Pediatrics (2016). Media and Young Minds.
Twenge, J. (2017). iGen: Why Today’s Super-Connected Kids Are Growing Up Less Rebellious, More Tolerant, Less Happy—and Completely Unprepared for Adulthood.
Kabali, H. K., et al. (2015). Exposure and Use of Mobile Media Devices by Young Children. Pediatrics.

İzleme

Common Sense Media – Screen Time Tips for Parents (YouTube)
TEDx Talk: Dimitri Christakis – Media and Children’s Brain Development

Dinleme

Your Parenting Mojo Podcast – Bölüm: Screen Time and Kids
The Longest Shortest Time Podcast – Bölüm: Kids and Screens