Psikolojide Öz Kavramı

Kendini anlamanın psikolojik boyutları…

DENEMELER

Ayça Söylemez

12/10/20254 min read

Psikolojide sıkça karşılaştığımız kavramlardan biri özdür. İnsan, kendini anlamaya çalışırken bu kavramı farklı boyutlarda deneyimler. Öz ile başlayan kavramlar, kendini nasıl gördüğün, kendine ne kadar değer verdiğin ve hayatını nasıl şekillendirdiğinle ilgili sana bilgiler verir. Gel beraber bu kavramlara bir göz atalım.

Özdeğer günümüzde sıklıkla özgüven ile eş anlamlı kullanılan bir kavramdır. Kabaca, kendine verdiğin değeri ifade eder. Dışarıdan olumlu bir müdahale yokken dahi kendini değerli hissedebilmektir. Sağlam bir özdeğere sahip olmak; bir başarı göstermiyorken, ilişkilerinde iyi bir gelişme yokken ya da başkalarının onayını almıyorken bile ben değerliyim diyebilmen ve bunu samimi bir şekilde hissedebilmendir. Özdeğerin düşük olduğunda genelde dışarıdan bir onay ya da pohpohlanma arayabilirsin. Oysa dışarıdan gelen her bir uyaran geçicidir. Bu nedenle daha tatmin edici bir yaşam sürebilmek için dışarıdan bağımsız bir benlik değeri bilinci geliştirmek gerekir.

Özsaygı, kendinin hem güçlü hem zayıf yönlerini görüp o halinle kabul edebilme ve kendi özelliklerine değer verebilme tutumudur. Sağlıklı özsaygı, başkalarıyla olan ilişkilerini de olumlu yönde etkiler. Çevreden gelen art niyetli ve olumsuz eleştirilere karşı daha dayanıklı olmanı sağlar. Bununla beraber sana saygı duyulmayan ortamlardan ve saygı görmediğin kişilerden uzak durmanı kolaylaştırır. Bu ve sonraki tüm öz kavramları özdeğeri besler niteliktedir.

Özgüven, kendi beceri ve potansiyeline inanmanla ilgilidir. Özsaygı ile bağlantılıdır ama daha çok yapabilirim inancı üzerinde yoğunlaşır. Özdeğere kıyasla dışarıdan gelen iyi ve kötü tepkilere karşı daha kırılgandır. Sağlam inşa edilmiş bir özgüvenin altında genellikle çevrenin takdiri önemli rol oynar. Tabii ki burada başkaları için yaşamaktan bahsetmiyoruz. Kendi kendine yönelttiğin takdir kadar dışarıdan gelen takdirin de önemini vurguluyoruz sadece. Yüksek özgüven, risk almayı ve yeni deneyimlere açık olmayı kolaylaştırır. Böylece kendini geliştirme potansiyelin de sürekli artabilir. Nihayetinde özgüvenin de sürekli kendini besler.

Özfarkındalık, duygu, düşünce ve davranışlarının farkında olmaktır. Anı yaşayabilmekle ilintilidir. İçinde bulunduğun çeşitli durumlardaki hislerin ve tutumlarınla ilgili farkındalığının olması daha bilinçli kararlar almanı kolaylaştırır. Duygularını tanıyabilmen çoğunlukla onları tanımlamanı da gerektirir. Bu tanımlar kitabi olmasa da sana ait tanımlar olması o duyguyla nasıl kalabileceğini sana öğretir. Böylece duygulara kapılıp fevri davranışlarda bulunma olasılığın azalır.

Özşefkat, zorlandığın zamanlarda kendine anlayışla yaklaşabilmendir. Kendini yargılamak yerine destekleyici bir tutum sergilediğinde içinden çıkılmaz bunalımlara kapılman zorlaşır. Bu açıdan özşefkat geliştirebilmek, kaygı ve depresyon gibi yaygın olan sorunlarla baş edebilmende önemli bir koruyucu faktör olarak çalışır.

Özbakım, hem fiziksel hem de ruhsal ihtiyaçlarını önemsemekle mümkündür. Genelde özbakım denince akla hep somut kişisel bakım rutinleri gelir. Ancak özbakım bunların çok daha ötesinde ihtiyaçlarını anlayabilme becerisi yani özfarkındalık gerektirir. Yeterince dinlenmek, sağlıklı beslenmek, sosyal ilişkileri beslemek, sınırlar koymak özbakımın temel parçalarıdır. Özbakım, bencillik değildir, yaşamını huzurla sürdürülebilmen için gerekliliktir.

Albert Bandura tarafından geliştirilen bir kavram olan özyeterlik, belli bir durumda başarılı olabileceğine dair inanca sahip olmanı ifade eder. “Bunu yapabilirim” düşüncesi, özgüvenle bağlantılıdır. Daha durum odaklı bir algı olan özyeterlik altı dolu bir güveni işaret eder. Hedef koymak ve o hedef için çabalamak konusunda motive eder. Böylece hayallerine ulaşmanda belirleyici bir rol oynar.

Özdisiplin, tam da davranışçı yaklaşımın temelinde olan kısa vadeli ve uzun vadeli sonuçları ayırabilme becerinle ilgilidir. Uzak gelecekte elde edeceğin kazanç için şimdiki sıkıntılara göğüs gerebilme kapasiteni tarif eder. Anlık hazlar ve kalıcı olmayan kazançlar yerine emek vermenin önemini kavradığını gösterir. Bu nedenle kalıcı başarılar elde etme olasılığını artıran bir tutumdur.

Özkararlılık, kendi hayatıyla ilgili kararları alabilme kapasitesini ifade eder. Kendi kararlarını almak tek başına yeterli değildir tabii. bu noktada özdisiplin sahibi olmaktan faydalanırsın. Akılcı ve kendi ihtiyaçlarına uygun planlar çizebilmen özkararlılık ile mümkünken, pes etmeden devam etme gücü için özdisiplinin desteğine ihtiyaç duyarsın. Özdisiplin ve özkararlılık, yaşamını daha tutarlı ve istikrarlı devam ettirmene yardımcı olur.

Özü anlamak, kendini anlamaktır.

Öz ile başlayan bu kavramlar, kendinle kurduğun ilişkiye dair bir harita sunar. Her bir kavram diğerinden etkilenir ve birbirini besleyen bir bütünün parçalarıdır. Kendi ihtiyaçlarını fark edebilmek, buna göre davranmak, bunu yaparken sınırlarını koruyabilmek; sağlıklı bir psikolojinin ve yaşamın anahtarlarıdır.

İlgini çekebilecek kaynakları senin için derledim:

Okuma

Kristin Neff – Öz Şefkat: Kendine İyi Davranmanın Gücü
Nathaniel Branden – Özsaygı
Albert Bandura – Self-Efficacy: The Exercise of Control

Dinleme

The Psychology Podcast (özfarkındalık ve özşefkat üzerine bölümler)
Self-Compassion with Dr. Kristin Neff

İzleme

TEDx Talk: The Space Between Self-Esteem and Self Compassion – Dr. Kristin Neff
What Makes a Good Life? – Robert Waldinger